Başka Bir Dünyayı Mümkün Kılmak : BARIŞAROCK

 Av. Adem SAKAL

ABD'nin Irak'ı işgal ettiği 2003 yılında "Başka Bir Dünya Mümkün" sloganı ile başlayan Barışarock Festivali'ne, 09 Ağustos 2008-10 Ağustos 2008 tarihlerinde düzenlenen 6. festivalle ara verildi.

Festival, insanlık ve dünya için ortak kaygılara ve umutlara sahip herkesin organizasyonda katılımcı olup katkı sağlayabildiği bir yapı ile altı yıl boyunca başarıyla kitleleri festival alanında toplamayı başardı. Hem özellikle rock müziğin muhalif tarzı ile müzik yapıldı hem de pek çok grup festival alanında kendilerini ifade etme alanı buldu düzenlenen tüm festivaller boyunca. İnsanlar müziğe ve etkinliğe doydular. "Başka bir dünya mümkün"  sloganı en gür yankısını Barışarock'ta buldu. 6. festivalle ara verilmesi üzüntü vermiş olsa da Barışarock İnisiyatifi’nin açıkladığına göre bu bir son değil, sadece ara.

"Başka bir dünya mümkün!" bu slogan 31 Ocak 2002-5 Şubat 2002 tarihleri arasında, Brezilya'nın Porto Alegre şehrinde, ikincisi yapılan Dünya Sosyal Forumu'nun başlığı idi. Tüm dünyaya dalga dalga yayıldı. Savaşın, sömürünün, açlığın, çevre kirliliğinin olmadığı başka bir dünya özleminin ifadesiydi. İşte bu slogan Türkiye'de de yankılandı. Pek çok sivil eylem ve etkinlikte tekrarlanması bir yana, 2003 yılında başlayan Barışarock Festivali'ne de anlam kattı. Tabi bu tek taraflı bir anlam katma değildi. Festival de slogana anlam kattı. Onbinlerce insan düzenlenen festivallerde bu slogana eşlik etti. Özellikle festival, festivalin çıkış noktası ve felsefesi konusunda en iyi açıklamayı inisiyatifin kendisi yaptığından Barışarock İnisiyatifi'nin açıklamasından ilgili kısmı kopyalamak aydınlatıcı olacak:

"6 sene önce Amerika'nın komşumuz Irak'ı işgaliyle başlamıştı bu süreç. Üstelik Porto Allegre'deki Dünya Sosyal Forumu'ndan bir haber gelmişti: bir çokuluslu içecek firması Kolombiya'daki 8 sendikacı'nın yerel sağcı paramiliter kuvvetlerce öldürülmesinden sorumlu tutuluyordu. Bu yüzden DSF 1 yıllık "kola boykotu" kararı vermişti. Bütün bunlar bu firmanın Türkiye'de gerçekleştireceği "Rock'n Coke Festivali" bilgisiyle birleştiğinde durumdan vazife çıkarmak kaçınılmaz olmuştu.
Doğrusu bizim de önce aklımıza protesto etmek, gençleri o festivale gitmemeye çağıran basın açıklamaları yapmak gelmişti. Ama hemen kovduk bu fikri aklımızdan. Çünkü "istemezük" muhalefetinin hayatta bir karşılığının olmadığını biliyorduk. Rock'n Coke'un karşısına "karşı" bir eylemce koymayı planladık. İkinci seneden itibaren de "karşılığımızı" başka bir festivalden çıkarıp, sistemin bütününe yönelttik.
Bütün bu 6 yıl boyunca sahnedeki müzisyenden çöp toplayan gönüllüye, parasızlıktan gelemese de Kahramanmaraş'ta ağaçlara posterimizi asan genç arkadaşlarımıza kadar hepimiz birlikte düşünüp, birlikte yapıp, birlikte keyfini çıkardık. Nazım'ın o şahane şiirindeki gibi "Demiri oya gibi işledik hep beraber."

İstemezük Muhalefetinin Hayatta Bir Karşılığı Yoktur

"İstemezük muhalefetinin hayatta bir karşılığı yoktur" İşte bu önerme dahi Barışarock felsefesinin toplumsal muhalif bilince bir katkısıdır. Körükörüne bir ret anlam ifade etmiyor. Kitleler için cazip gelmemesi bir yana itici de oluyor. Karşı olunan şeye karşı "başka" bir alternatif koymak "başka bir dünya mümkün" anlayışının realiteye taşınmasını da somutluyor. Söylemin eyleme geçmesinin somut bir örneği oldu bu haliyle Barışarock. Her şey bir yana, Barışarock bunu başardı. Verilen ara bir son değil. İnisiyatif bunu açıkça belirtiyor. "Evlerimize dönmüyoruz. "şenlikli muhalif işler" örgütlemekten vazgeçmiyoruz. Bizler bugüne kadar olduğu gibi, karşı olduğumuz şeylere karşı olan herkesle yine sokaklarda olacağız. Bu "ara"yı yaratıcı fikirler geliştirmek, Barışarock'çularla fikir alışverişi yapmak, yeni, farklı ve radikal eylemceler örgütlemek için kullanacağız. Kimse merak etmesin (ya da kimse umutlanmasın) Barışarock tazelenip yine hayatımıza girecektir." diye ifade etmişler durumu. Belki de kısa bir süre sonra karşımıza başka bir dünya ütopyası ile çıkarlar. Hem izlemeyi sürdürmek hem de bununla yetinmeyip ütopyayı oluşturma sürecine katılmak da bir tercih olabilir. Barışarock başka bir dünyanın izinde.  Söz yine Barışarock İnisiyatifi'nde:

"Öncelikle birlikte olmak ve birlikte çalışabilmek için otoriteye, ast-üst ilişkisine ihtiyacımız olmadığını öğrendik. Her konuda aynı şeyleri düşünmeyen bir çok farklı insan birey hukuku üzerinden biraraya geldik. Kararlarımızı birlikte aldık. Birbirimizi ikna ederek ilerledik. iş önerene iş yıktık. Konuşanın değil, çalışanın festivali olsun istedik. Yuvarlak ve büyük kelimeler değil, küçük küçük işler bizi birleştirdi. İnsana ve iyiliğe olan umudumuzu korumayı öğretti bu eylemce bize. Hiyerarşisiz bir gönüllüler topluluğunun nasıl büyük dağları delebileceğini öğretti. Birlikte birşeyler yapmaya dinleyicinin de müzisyenin de ihtiyacı olduğunu öğretti...
Hayallerimizi sınırlamamayı öğrendik. Muhalif olmanın sadece asık suratlı olmayı gerektirmediğini, umutlu ve enerjik bir damarın hemen burada yanıbaşımızda bizi beklediğini gördük. her sene artan gönüllü miktarı bunun en somut kanıtıydı. Muhalefetin umuda, hayalgücüne, yaratıcılığa ihtiyacı vardı. Kendisi bir umut ve hayalgücü taşımayan muhalefetin yeni bir dünyanın mümkün olduğuna insanları ikna etmesi mümkün değildi. Şenlikli topluma ve şenlikli muhalefete inandık. Otoritenin şenliğe düşman olduğunu biliyorduk. Özgürlüğü hep mutluluk ve eğlence ile yanyana düşündük."

Başka Bir Dünya ve Başka Bir Baro İdeallerinin Kesişim Noktası: KAV

Porto Alegre'de “Başka bir dünya mümkün” diye yola çıkıldı. Küreselleşme ile yaşanan olumsuzluklara alternatif bir tavır koyan bu slogan da ironik bir biçimde küreselleşti ama olumlu bir küreselleşme oldu. Kitleler barıştan, özgürlükten yana, her türlü ayrımcılıktan ve sömürüden uzak, insan odaklı, doğayı tahrip etneyen bir dünya tasavvurunun da olabileceğini kendilerine dayatılan dünya algısına mahkum olmadıklarını, başka bir dünya için bir şeyler yapabileceklerini somut örneklerle gördüler. Barışarock Festivalleri bu somut örneklerin en kaydadeğerlerinden oldular. İşte bu noktada “Başka bir dünya mümkün” felsefesinin  diğer bir yansıması da İstanbul Barosu mensubu avukatlar arasında kendini gösterdi. Barışarock organizatörlerinin de hareket noktasında önemli bir açılım sağlayan “İstemezük muhalefetinin hayatta bir karşılığı yoktur" önermesinin içerdiği yaklaşıma paralel bir akıl yürütmeyle, “başka bir baro mümkün” diye yola çıkan bir grup avukatın oluşumu olan “Katılımcı Avukatlar” alternatif bir grup olarak ortaya çıktılar. 

KAV kendisini ortaya çıkaran irade ve yapısı itibariyle “Başka bir dünya” idealinin barodaki yansıması oldu. Bir yerde idealler kesişti. Bu kesişimin doğal sonucu olarak, benzer ideallere sahip bir festivalde yer almak, KAV için kendini hem meslektaşlarına hem de  avukatlık mesleğinin topluma temas eden yönü açısından tüm topluma anlatabilme kanalı oldu. Festival ruhu ile mesleğin idealist ve topluma bakan yönü mükemmel bir şekilde bütünleşmiş oldu. Festival alanında benzer düşüncelere sahip meslektaşlarla görüşüp tanışmak, toplumun farklı kesimlerinden benzer ideallere sahip, barış, adalet ve daha yaşanabilir dünya için söyleyecek sözü, paylaşacak fikri olan insanlarla biraraya gelmek KAV mensupları için hem hoş bir deneyim oldu, hem de gelecek için umut verdi. Avukatlık mesleğinin ve meslek mensuplarının oluşturduğu baronun hayatın her alanına, toplumun her kesimine temas eden bir yapısı olduğu gerçeği festival alanında da  kendini gösterdi. Barışarock Festivali KAV için de Barışarock Organizatörleri için de güzel ve keyifli bir deneyim oldu. Bir anlamda kelebek etkisini de bizzat yaşamış olduk. Porto Alegre'de “Başka bir dünya mümkün” diye kanat çırptı kelebekler. Türkiye'de bir festival doğdu kelebek etkisi ile. Porto Alegre'den ve festivalden bağımsız olsa da benzer bir felsefeden de bir avukat grubu doğdu. KAV. Festival alanında da kitlelere duyuruldu: “Başka bir baro mümkün”