Avukatlığı Aşağılayan Anlayışa Dava Açtık...

Resmi Gazetenin 25 Temmuz 2008 günlü nüshasında Türkiye Adalet Akademisi'nin bir yönetmeliği yayınlandı. Bu Yönetmelikte, en az beş yıl fiili avukatlık yapmış olanlardan hâkimlik ve savcılık adaylığına geçenlere verilecek eğitimin ilkeleri yer alıyor. İşte bu yönetmelikte, avukatlara ve avukatlık mesleğine yönelik ağır, haksız, incitici ve aşağılayıcı hususlarla ilgili dava açtık. Başkan adayımız Mebuse Tekay'ın, yönetmelikle ilgili olarak Danıştay'da açtığı iptal davasının dilekçesini aşağıdaki dosyadan okuyabilirsiniz.

EkBoyut
avukatlıktan yargıçlığa geçiş yönetmelik iptali için dava dilekçesi.doc 69 KB

Yorumlar

idarenin avukatlara bakışı

Yönetmelik hükümlerini görünce şaşırdığımı söyleyemem. Bu tutumla o kadar karşılaşıyoruz ki, kızamıyoruz bile... Çünkü bu tür saldıralara maruz kalmak bizde alışkanlık yaratmış. Bu yönetmelik, idarenin avukatlara vesayet kurumu üzerinden bakışının ürünüdür.
Davayı destekliyorum. HSYK ve mensubu hakimler-savcılar kendileri ile aynı işi yaptığımızı ne zaman anlayacaklar? Avukatlıktan Hakimlik-Savcılık mesleğine geçiş kuralları hakkında da söylenecek çok söz var ama konu başlığımız bu değil.
Son olarak yönetmeliğin içeriğine yönelik bir önerim olacak, akademide tüm adayalara tezi, antitezi ve sentezi öğretsinler. Şahsen ben seve seve öğrenirim.
Av.Müberra Demir

idarenin avukatlara bakışı

antik yunan'da üç ayaklı sehpa dengenin sembolü olduğundan dolayı önemli bir yere sahiptir. tanrı apollon'un simgelerinden biri olup, kahinlerin de kullandığı bir aparattır. bizi ilgilendiren tarafı ise üçayaklı sehpanın dengenin sembolü olduğu savıdır.

malumunuz üzere, yargının üçlü saçayağı üzerine kurulu olduğu kabulü vardır. iddia, savunma ve karar. ilke olarak her üçü de birbirine eşittir. aralarında bir ast üst ilişkisi yoktur. eşitlik olmadığında, saçayağının üzerine konulan sehpa dengede durmaz zaten. ancak türkiye'de bu üçlü saçayağının savunma tarafının asli unsuru olan avukatlar üzerindeki idari vesayet kurup avukatları hizaya sokma maksatlı düzenlemeler yargının dengesinin bozulmasını da beraberinde getirecektir. sözkonusu yönetmelik bu dengeyi kökünden sarsmaya yönelik yaklaşımlar içermektedir.

açılan dava üçlü saçayağının dengesini bozmaya yönelik bir idare tasarrufunun iptalini sağlama amacına yönelik olduğundan sadece avukatları değil tüm yargı mensuplarını da ilgilendirmelidir. marangoz hatalarının* düzeltilmemesi bir yana, yargının asli unsurlarından savunmayı akamete uğratacak ve idarenin vesayetine sokacak yeni idari tasarrufların dayatılması karşısında avukatlara düşen yargı bağımsızlığını savunmaktır. bu dava da bu savunma görevini yerine getirmeye yönelik güzel bir örnektir.

*marangoz hatası: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=112640